Parselasyon İçin Nereye Başvurulur? (Hayatımın Komik Bir Anlamda Keşfi)
Merhaba, İzmir’in sokaklarında kaybolmuş ama bir şekilde her yerin yolunu ezbere bilen biri olarak size keyifli bir yazı hazırladım. Konumuz, biraz teknik ama aslında hayatta her an karşımıza çıkabilecek bir soru: Parselasyon için nereye başvurulur? Şimdi, rahat olun, bu yazı hem eğlenceli olacak hem de “Parselasyon” dedikçe gözlerinizin büyümesini engellememe yardımcı olacak.
Daha önce hiç “parselasyon” dedikçe kendi kendinize “ne oluyor lan?” diye düşünmediniz mi? Ben düşündüm, düşündüm, sonra interneti açıp “parselasyon nedir?” diye yazdım. Ama yazım sonuçları, beni en baştan beri geçici bir akıl karışıklığına itti. Her şey, şu kadar basit: Parselasyon, aslında arazilerin bölünmesi ya da her bir parçanın belirli bir amaca uygun şekilde bölünmesi işlemi. Ama bu kadar basit değil tabii, çünkü hayat her zaman olduğu gibi bir parselasyon gibi karışık!
Parselasyon İçin Başvurulacak Yer: Belediye! (Evet, Gerçekten)
Hayatımda öğrendiğim en değerli şeylerden biri de şu oldu: Kafama takılan soruları Google’a yazmak, kesinlikle doğru yolda olmadığımı gösteriyor. Neyse ki, birkaç derin araştırmadan sonra nihayet öğrendim: Parselasyon için başvurulacak yer aslında çok basit, ama komik şekilde hepimiz unutuyoruz: Belediye!
Evet, doğru okudunuz. Hepimiz o büyük şehirde ya da kasabada, belediyenin doğru departmanına başvuracağız. Gerçekten de, işin içine biraz daha fazla girdiğinizde, parselasyon için her şey aslında birkaç bürokratik adım meselesi. Ne de olsa Türkiye’de her şeyin adım adım gitmesi gerek, değil mi? Yani o kadar zor ki, bir ara parselasyon işini halletmeye çalışırken bir an “Ya belki de bahçemde ufak bir mini golf sahası yapıp geçerim bu işleri” diye düşündüm. Ama hayır, olmadı. Belediyeye başvurduğumda ne demişlerdi? “Bu iş biraz zaman alacak, sabırlı olun.”
İşte, ben de sabırla belediye binasına gittim. Tabi gitmeden önce birkaç kez “Acaba internetten yapsam mı?” diye düşündüm, ama sonra “Yok ya, gerçek dünya, insan etkileşimi falan, yapalım” dedim. Gittim.
Belediyedeki O An
Belediyeye girdiğimde, içimdeki cesaretin kaybolduğunu hissettim. Hemen o asık suratlı memura doğru yürüdüm.
Ben: “Merhaba, ben parselasyon için başvuru yapmak istiyorum. Nereye başvurabilirim?”
Memur: (Beni bir süzüyor) “Evet, nereye başvurmak istiyorsunuz? Yeni bir parsel mi, yoksa mevcut bir parselin…?”
Ben: “Yani, ben… Şey… Hem ev almak istiyorum hem de arazimi parsellemek. İkisini de halletmek istiyorum, sanki.”
Memur: “İlk önce, parselasyon talebinizi yapın. Ondan sonra, gerisini düşünebilirsiniz.”
Gerçekten, o kadar basitmiş! Belediye, sana tam olarak ne yapman gerektiğini söylüyor ve işin bir kısmı sadece bürokratik işlemlerle kalıyor. Ama burada unutmayalım, sabır! (Ki bu kelime, hayatımı biraz fazla şekillendiriyor son zamanlarda).
“Ama Neden Belediye?”
Peki, neden belediye? Hadi hep birlikte düşünelim. Belediyeler, şehirleri yönetmek ve planlamakla sorumlu. Yani, tüm parselasyon işlemleri de bu kapsamda. Bir arazinin bölünmesi ya da yeniden düzenlenmesi için belediyenin onayı gerekiyor. Ama tam da burada “Bürokrasi”nin şahane gücünü anlamak gerekiyor.
Her şeyin prosedürlerle gitmesi, bazen insanı deli ediyor. Ama sonrasında, başvuruyu yaptığınızda, “Bir şeyler gerçekten yoluna giriyor mu?” diye düşündüğünüzde, biraz rahatlama geliyor.
Sonunda Ne Oldu? İşte O Sürpriz!
Neyse ki, başvurumu yaptıktan sonra bekledim. Bir hafta sonra bana dönüş yaptılar. “Parselasyon işleminiz onaylanmıştır, işlemi tamamlayabilirsiniz” dediler. Ne kadar da kolay! Hangi birimiz, tam olarak nereye başvuracağımızı bilmeden böyle bir sürece girmeyi hayal ederdik ki? Her şeyin sonunda, 25 yaşında biri olarak “parselasyon” konusunda da bilgi sahibi oldum. Ama bundan sonra, birinin bana “parselasyon” desem, herhalde 1 dakika içinde “Yani belediyeye başvuruluyor” diye cevap verirken, böyle kafa sallayarak ciddiyetle konuşurum.
Sonuç: Belediyeye Gitmeden Parsekleme İşi Olmaz!
Sonuçta, parselasyon için nereye başvurulur? sorusunun cevabını öğrendim: Belediye! Bazen hayat, bir parselasyon işlemi gibi karmaşık ve karmaşık olmasının hiç gereği yokmuş gibi görünüyor. Her şey çok sade aslında; başvurularınızı yapın, biraz bekleyin ve sonra her şey yoluna girecek.
Ama şunu unutmayın: Belediyeye gitmek, sadece resmi bir işlem değil. Bir nevi hayatın küçük bir ironisi gibi… Zaten çoğumuz, normalde işlerin hızla çözüleceğini hayal ederken, bir anda bürokrasiyle karşılaşınca şoka uğruyoruz. Ama hayatta her şeyin sonunda basit bir çözümü olduğunu, sadece biraz sabır gerektiğini öğreniyoruz.
Belediye binasına gidişime gülüyorum ama, bir gün hala o kadar karmaşık işler varken, herkes gibi sırada beklemenin ne kadar rahatlatıcı olduğunu hissediyorum.